, ,

FEVZİ ÇAKMAK ATATÜRK’Ü TUTUKLAYACAK MIYDI?

Fevzi Çakmak Paşa’nın Milli Mücadele’ye karşı olduğu, Atatürk’ü tutuklamayı ve hatta öldürmeyi düşündüğü yönündeki iddialar mevcut. Bu iddiaların temel kaynağı, Kazım Karabekir Paşa ve Ali Fuat Cebesoy Paşa’nın hatıralarıdır. Bu ikilinin anılarında yer alan ifadeler, birçok ciddi çalışmada kabul görmüştür. Bu iddiaların en önemli savunucusu olan Kazım Karabekir Paşa’nın sözleri şu şekildedir: “Fevzi Paşa (Çakmak) İlhami adlı birinin reis üç kişilik bir heyet halinde Samsun’a çıktıkları vakit biz henüz Sivas’ta müzakerelerle meşguldük. Bu heyeti İstanbul Hükûmeti, seçimlerin yolunda gidip gitmediğini teftiş vazifesiyle göndermiş. Fakat heyet Samsun’a çıkar çıkmaz, Mustafa Kemal Paşa’nın aleyhinde sözler söylediği haberi gelince, iş pek vahim bir şekle girmiştir. Mustafa Kemal Paşa Fevzi Paşa’yı –tıpkı Erzurum’da Vali Ali Galip Bey’e yapmak istediği gibi– öldürtmeye kalkmıştır.Bunu haber alınca, Mustafa Kemal Paşa’ya bu tür hareketlerin kendisini felakete sürükleyeceğini izahla Fevzi Paşa’yı da kazanabileceğimizi, bunu için, onu nasıl kabul etmemiz lazım geldiğini söyledim. Fevzi Paşa’yı Sivas’ta iyi karşılatım. Ve Mustafa Kemal Paşa ile de samimi görüşmelerini temin ettim. Fevzi Paşa ile uzun boylu görüşmelerimde   vazifesinin Mustafa Kemal Paşa’yı tutuklayıp İstanbul’a göndermek olduğunu söylediler ve onu benim himaye ettiğimi, hâlbuki  halinde, bu fedakârlığı onun tarafından, hayatıma kastedilmek suretiyle karşılanacağım hakkında da beni iknaya çalıştılar.”[1] Görüldüğü gibi Kazım Karabekir Paşa Fevzi Çakmak Paşa’nın Atatürk’ü tutuklamak emelinde olduğunu ve buna kendisinin engel olduğunu söylüyor. Yine Kazım Karabekir Paşa’dan naklen Ali Fuat Cebesoy da şöyle söylüyor “:25 Kasımda Cafer İlhami Beyin riyasetinde bir heyet, Amasya’dan Sivas’a gelmişti. Aralarında Fevzi Paşa (rahmetli Mareşal Fevzi Çakmak) da vardı. Müzakerelerimizin en hararetli bir gününde idik. Heyetin bu âni ziyaretine bir mâna verememiş olmakla beraber iyi de karşılamamıştır. Aynı gün Kâzım Karabekir Paşa, Fevzi Paşa ile konuşmuştu. Rahmetli Karabekir’in bilâhare bana anlatığına göre, Fevzi Paşa, geliş sebeplerini şu cümlelerle açıklamış:*— Mustafa Kemal ve Ali Fuat Paşalar muhteris ve menfaat düşkünüdürler. Yalnız sana istinat ediyorlar. Sunu iyi bil ki, eğer Mustafa Kemal Paşa resikâra geçerse ilk işi seni imha etmek olacaktır. Bu hususta tanıdığım bazı kimseler, hatta en itimat ettiğim ismet Bey (şayanı ismet İnönü) ile Samsunlu Şefik Bey de bu kanaattedirler. Mustafa Kemal ve Fuat Paşaları derdest ve izam vazifesini deruhte ederek İstanbul’a götüreceğiz. Seni temin ederim. Bu sözlerden çok müteessir olmuş, milletin kurtuluşu uğrunda her tehlikeyi göze alarak ortaya atılan arkadaşlarının tevkifine razı olamayacağını, bu gibi tahribat ile uğraşarak Türk milletinin ölümünü tesri etmektense kendisinin de bir an evvel Anadoluya gelip saflarımızda yer almasını rica etmiş ve paşayı iknaya muvaffak olmuştu.Fevzi Paşa vaziyeti anlamış, verilen vazifeyi ifadan vazgeçmiş ve bizimle de konuştuktan sonra İstanbul’a dönmüştü.[2]” işte Ali Fuat Cebesoyun da konu hakkındaki ifadeleri böyle ve bu iki Paşa’nın dile getirdiği iddia pek çok yazar ve ciddi çalışmada aynen kabul ediliyor.

Bu iddiaların doğruluk derecesini incelemek üzere öncelikle Fevzi Paşa’nın Anadolu’ya gönderilme gerekçelerini ele alalım. Ali Rıza Paşa hükümeti döneminde başlatılan Meclis-i Mebusan’ın yeniden açılması sürecinde, Anadolu’daki seçimlerin denetlenmesi ve herhangi bir baskı uygulanıp uygulanmadığının kontrol edilmesi amacıyla iki heyetin Anadolu’ya gönderilmesine karar verilmiştir. İşte Fevzi Çakmak Paşa da bu resmi görev kapsamında Anadolu’ya gönderilen heyet üyelerinden biri olmuştur.[3]

Bu konudaki belgenin özeti şöyledir:

Tayin oldukları mıntıkalar dahilinde mebus (milletvekili) seçimlerinde teftişte bulunmak üzere Hursid Paşa, Sadaret Müsteşar-ı sabıkı (eski başbakan müsteşarı) Emin Bey ve Mahkeme-i Temyiz (Yargıtay) üyelerinden Ömer Lütfü Bey’den oluşan bir heyetin İzmit, Eskişehir, Konya, Karahisar, Aydın, Karesi ve Bursa bölgelerine; Ferik Ahmed Fevzi Paşa, Mahkeme-i Temyiz üyelerinden Cafer İlhami Bey ve Fetva Emini Muavini (Fetva Emirliği Yardımcısı) Hasan Efendi’den oluşan diğer bir heyetin ise Ankara, Sivas ve Erzurum vilayetlerine gönderilmesi ile bu heyetlere verilecek seyahat masrafları ve diğer giderlere dair bilgiler içermektedir. Belge, Adliye, Maliye, Meşihat (Şeyhülislamlık), Dahiliye ve Dersaadet (İstanbul) ile İlgilidir. [4].

Bu belgenin yanında Hüsrev Gerede’nin Hatıratında da 5 Kasım 1919’da şöyle yazılmış: “Ahmet Fevzi Paşa, eski Polis Müdürlerinden Cafer İlhami Bey, Fetva Emini Hüseyin Efendi’den oluşan bir heyetin Ankara, Sivas ve Erzurum yörelerini dolaşarak incelemeler yapacağı Dahiliye Nezareti’nden valiye, şifre ile bildirilmiş. Mersinli Cemal Paşa Heyet-i Temsiliye’nin kabinedeki delegesi iken heyetine bunu duyurmamış olması başına kakıldı ve kendisinden bu konuda açıklama yapması istendi. Ankara’ya gereken  duyuru yapıldı. Padişah başta olmak üzere, hükümetin iyi niyetinden kuşku duymak kaçınılmaz oluyor.”[5] Burada açıkça Ahmed Fevzi Paşa’nın görevinin öğrenildiğinin ve bunun tepki uyandırdığı ve bilgi istendiği görülüyor. Nitekim bu habersiz görevlendirme ilk başta gerçekten tepki uyandırmış, Cemal Paşa’dan bilgi talep edilmiş, gelen cevap üzerine bu tepkiler sönmüş ve Mustafa Kemal Paşa tarafından kendisinin iyi karşılanacağı ifade edilmiştir.[6] Yalnız burada bir noktaya dikkat çekmek isteriz(ki olayın asıl düğüm noktası budur) bu belgede ve notta da geçen ifade Ahmed Fevzi Paşa’yı işaret etmektedir, Fevzi Çakmak Paşa’yı değil ve yine Fevzi Çakmak Paşaya gösterildiği söylenen tepkiler de Ahmed Fevzi Paşa’ya gösterilmiştir. Bu konuda Yine Gerede’nin anılarına bakarsak 7 Kasım günkü notta şu ifadelere rastlıyoruz: “Harbiye Nazırı Cemal Paşa, heyetlerle ilgili bilgi verdi. Fevzi Paşa, Çerkez Fevzi Paşa olmayıp meğerse bizim saygıdeğer, Kavaklı Fevzi (Mareşal Fevzi Çakmak) Paşa imiş. Aydın, Hüdavendigar yöresinde de Hürşit Paşa görevlendirilmiş. Her iki heyetin büyük amacı da İstanbul’daki bozgunculuk ve dedikodulara son vermekmiş.”[7] yani burada açıkça Ahmed Fevzi Paşa’nın yerine Fevzi Çakmak Paşa’nın geldiğini görüyoruz. Peki o zaman Ahmed Fevzi Paşa’ya ne oldu diye sorulacak olursa da  cevabı Heyeti Temsiliye Tutanaklarında buluyoruz. 16 Teşrinisani 1335’te Şöyle söylüyordu: “Reis Mustafa Kemal Paşa – Asıl mevzu-i müzakere Meclis-i Meb’usanın mahall-i içtimaı idi. Ondan evvel şimdi bir mesele tahaddüs etti. O da Fuat Paşa Hazretleri’nin bugün aldığı bir malûmattır ki o da, 20. Kolordu Kumandanlığına Ahmet Fevzi Paşa’nın tayinine irade-i seniyyesi çıkmış…”[8] nitekim bu tayin daha çok tartışmalara sebep olmuştur ve çeşitli tepkiler gösterilmesine neden olmuştur. Kazım Karabekir Paşa ise bilerek yada bilmeyerek bunları Fevzi Çakmak Paşaya gösterilmiş tepkiler gibi göstermiş ve  ne yazık ki pek çok tarih kitabına dahi böyle girmiştir. Bu konuda eleştirel yaklaşımlar ise az olsa da olmuştur. Nitekim Andrew Mango bu konu hakkında “kuşkulu’ derken,[9]Osman Selim Kocağanoğlu ise çok daha net bir ifade ile bunların Siyasi kırgınlıkla oluşmuş iddialar olarak nitelendirmiştir.[10] yine Selim Erdoğan da bu konu üzerinde durmuş ve bahsedilen Paşa’nın Fevzi Çakmak olmadığına dikkat çekmiştir.[11]

Bütün bunlar bir yana bırakılsa bile Fevzi Paşa’nın yol üstünde verdiği raporların neredeyse hiçbirinde olumsuz bir ifade yoktur denebilir.[12] Ayrıca 26 Kasım Günü Rauf Orbayın bütün ümidimiz Fevzi Paşadadır demesi de Fevzi Paşa’nın düşmanca bir tutum izlemediğini göstermektedir.[13] Nitekim Fevzi Çakmak gayet iyi karşılanmış, Hükümete verdiği raporda olumlu yönde olmuştur.

Kaynaklar:

[1]Kazım Karabekir, Paşaların Hesaplaşması, 8. baskı, İstanbul,Truva Yayın Evi, 64.

[2]Ali Fuat Cebesoy, Millî Mücadele Hatıraları (İstanbul: Vatan Neşriyat, 1953), 250.

[3]Karaca, Taha Niyazi. “Fevzi Paşa (Çakmak) Mustafa Kemal Paşa’Yı Tutuklamak İstedi Mi?,” sayfa 148-149

[4]BEO, H-09-02-1338 (9 Şubat 1338 Hicri / 1922 Miladi), Dosya No: MTV/35-4, Yer Bilgisi: 4598-344833.

[5]Hüsrev Gerede, Hüsrev Gerede’nin Anıları (İstanbul: Literatür Yayınları, 2002), 108.

[6]Karaca, Taha Niyazi. “Fevzi Paşa (Çakmak) Mustafa Kemal Paşa’Yı Tutuklamak İstedi Mi?,” sayfa 152-153

[7]Hüsrev Gerede, Hüsrev Gerede’ninAnıları (İstanbul: Literatür Yayınları, 2002), 109.

[8]İğdemir, Uluğ. (1975). Heyet-i Temsiliye Tutanakları. Ankara: Türk Tarih Kurumu Basımevi. (Sayfa 3).

[9]Andrew Mango Atatürk Remzi Kitabevi, Ocak 2024, 331-332

[10]Osman Selim Kocağanoğlu, Kazım Karabekir,Eylül 2010,141

[11]Selim Erdoğan, İstiklal Komutanları (İstanbul: Kronik Kitap, 2024), 26-27

[12]Karaca, Taha Niyazi. “Fevzi Paşa (Çakmak) Mustafa Kemal Paşa’Yı Tutuklamak İstedi Mi?,” sayfa 150-151

[13]Karaca, Taha Niyazi. “Fevzi Paşa (Çakmak) Mustafa Kemal Paşa’Yı Tutuklamak İstedi Mi?,” sayfa 157